top of page
Blog Yazıları
Terapi odasında başlayan bazı sorular, bazen odasının kapısından çıktıktan sonra da bizimle yürümeye devam eder.
Bu sayfadaki yazılar; insanın iç dünyası, ilişkiler, ruhsallık ve gündelik yaşam üzerine birlikte düşünmeye davet eden notlardan oluşur.
Bazen bir yazı, uzun zamandır adı konulamayan bir duygunun ilk cümlesi olabilir.
Ara


İnsan Neden Bildiği Şeyi Değiştiremez?
“Bunun bana iyi gelmediğini biliyorum.” “Bu ilişkide hep aynı şeyi yaptığımı biliyorum.” “Neden böyle davrandığımı da biliyorum.” “Ama yine de değiştiremiyorum.” Bazen kendimizle ilgili oldukça fazla şey biliriz. Hangi ilişkilerin bizi yorduğunu, hangi durumlarda geri çekildiğimizi, neden hep benzer insanlara yaklaştığımızı, neden hayır diyemediğimizi ya da neden bazı şeyleri tekrar tekrar ertelediğimizi fark ederiz. Hatta bunların geçmişimizle bağlantısını da kurabiliriz. Am

Ayça Özbatır
3 gün önce3 dakikada okunur


Her Şey Yolundayken Neden Bir Şey Eksik Gibi Gelir?
Clair Star Bazen insan hayatına baktığında eksik olan şeyi bulamaz. İşi vardır.Arkadaşları vardır.Bir ilişkisi, planları, gideceği yerler, yapacağı şeyler vardır. Dışarıdan bakıldığında hayat kötü gitmiyordur. Hatta belki pek çok şey tam da olması gerektiği gibidir. Ama yine de içeride tarif edilmesi güç bir duygu vardır: “Bir şey eksik.” Bu duyguyla karşılaştığımızda çoğu zaman ilk yaptığımız, hayatımızda eksik olan şeyi aramaktır. Yeni bir ilişki, başka bir iş, daha fazla s

Ayça Özbatır
27 Ağu3 dakikada okunur


Başkasının Gözündeki Ben: Kendimize Ne Zaman Dışarıdan Bakmaya Başladık?
“Bazen kendimize, başkasının gözünden bakmaya başlarız.” Belki bunu hep bir ölçüde yaptık. Nasıl göründüğümüzü, hakkımızda ne düşünüldüğünü, beğenilip beğenilmediğimizi merak etmek yeni değil. İnsan kendisini yalnızca kendi içinden kurmuyor; başkasının bakışı da benliğimizin oluşumunda en başından beri yer alıyor. Ama bugün bu bakışın hayatımızdaki yeri sanki biraz değişti. Artık yalnızca yaşamakla kalmıyor, yaşarken bir yandan da kendimizi seyrediyoruz. Nasıl görünüyorum? D

Ayça Özbatır
13 Ağu2 dakikada okunur


Çocuklar Önce İlişkiyi Öğrenir
Bilgi öğretir. İlişki dönüştürür. Eskiden çocuklar için bilgiye ulaşmanın yolu çok daha sınırlıydı. Bir şeyi merak ettiğimizde ansiklopedilere bakardık, öğretmenimize sorardık ya da en çok anne babamıza… Çünkü onlar yalnızca bakım veren değil, aynı zamanda dünyayı anlamlandırmamıza yardım eden kişilerdi. Bugün ise durum bambaşka. Bir çocuk merak ettiği hemen her şeyi birkaç saniye içinde öğrenebiliyor. Telefonundan araştırıyor, video izliyor, yapay zekâya soruyor. Bilgiye ula

Ayça Özbatır
6 Ağu2 dakikada okunur


Zihnimiz Eksik Kalan Sayfaları Neden Tamamlar?
Salı günü hikâyede şu cümleyi paylaşmıştım: “Zihnimiz eksik kalan sayfaları tamamlamayı sever.” Belki de bunun nedeni, eksik bir hikâyeyle kalmanın kolay olmamasıdır. Bir kitabı ilk birkaç sayfasını okuyup kapatmazsınız. Çünkü bilirsiniz; bazı karakterler hemen tanınmaz, bazı hikâyeler ise ilk bölümde anlaşılmaz. Hatta bazen kitabın en önemli cümlesi sonlara doğru gelir. İnsanlarla karşılaştığımızda ise aynı sabrı her zaman gösteremeyiz. Birkaç davranış görürüz. Birkaç cümle

Ayça Özbatır
30 Tem2 dakikada okunur


İnsanı Olduğu Gibi Sevmek Neden Bu Kadar Zor?
esafinearts Bir insanı görmekle, ona bakmak aynı şey değildir. Birlikte yaşadığımız, sevdiğimizi düşündüğümüz ya da yıllardır tanıdığımız insanlara çoğu zaman uzun uzun bakarız. Yüzlerini, seslerini, alışkanlıklarını ezbere biliriz. Ama bütün bunlar, gerçekten onları gördüğümüz anlamına gelmez. Çünkü görmek yalnızca gözle ilgili değildir. Görmek, zihnimizde kurduğumuz hikâyeden bir anlığına da olsa vazgeçebilmektir. Belki de bu yüzden, bir insanı olduğu gibi sevmek sandığımız

Ayça Özbatır
23 Tem1 dakikada okunur


Kendimizi de Bir Heykele Dönüştürüyor Olabilir miyiz?
Geçen hafta Galatea üzerine yazarken aklımda başka bir soru belirdi. Pigmalion yalnızca Galatea’yı mı yontuyordu? Yoksa hepimiz, farkında olmadan, biraz da kendimizi mi yontuyoruz? Her gün biraz daha… Biraz daha başarılı, biraz daha güzel, biraz daha güçlü, biraz daha üretken olmaya çalışırken… Acaba neyi inşa ediyoruz? Ve neyi geride bırakıyoruz? Kusursuzluk Arayışı Bugün etrafımıza baktığımızda bize sürekli aynı mesaj veriliyor. Daha iyi ol. Daha genç görün. Daha fit ol. Da

Ayça Özbatır
16 Tem2 dakikada okunur


Galatea’yı Sevmek: Bir İnsanı mı, Hayalini mi Seviyoruz?
Sabah yürüyüşünde dinlediğim bir podcast te mitolojideki Galatea'nın hikâyesi anlatılıyordu. Galatea, marble 1701, Robert le Lorrain Mitolojiye göre heykeltıraş Pigmalion, gerçek kadınlardan hayal kırıklığına uğrar ve kendi idealindeki kadını mermerden yontmaya başlar. Günler, aylar boyunca üzerinde çalıştığı heykel kusursuzdur. Tam da onun istediği gibi. Sonra Pigmalion yarattığı bu heykele âşık olur. Hikâyeyi dinlerken aklımda kalan şey aşk değildi. Daha çok şu soru oldu: B

Ayça Özbatır
9 Tem2 dakikada okunur


Tek Başına Kalırsam Dağılır Mıyım?
Hiç kimse sana “iyi gidiyorsun” demediğinde, yine de ilerlemeye devam edebilir misin? Bu soru bazen göründüğünden daha büyük bir şey anlatır. Çünkü çoğu zaman mesele yalnız kalmak değildir. Mesele, yalnız kaldığında kendine yetip yetemeyeceğinden emin olamamaktır. Bir ayrılıktan sonra… Bir kayıptan sonra… Bir ilişkinin sarsıldığı bir dönemde… İnsan bazen yalnızlıktan çok başka bir şeyden korkar. Sanki onu ayakta tutan şey dışarıdaki birileriymiş gibi hisseder. Bir partner… Bi

Ayça Özbatır
3 Tem2 dakikada okunur


Birini Hayalkırıklığına Uğratmak Neden Bu Kadar Zor Gelir?
Çocukken öğrendiğimiz bazı duygular, yetişkin ilişkilerimizde de bizimle kalır. Bazı insanlar hayır demekte zorlanır. Kendi istediği şeyi söylemekte zorlanır. Karşı tarafın üzülmesi, kırılması ya da hayal kırıklığı yaşaması ihtimali onları düşündüğünden daha fazla etkiler. Bu yüzden çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını geri plana atarlar. Dışarıdan bakıldığında bu empati ya da fedakârlık gibi görünebilir. Ama bazen mesele sadece düşünceli olmak değildir. Bazen mesele, birini üzmeni

Ayça Özbatır
22 Haz2 dakikada okunur


Çocuğun İhtiyacı Kusursuz Ebeveyn Değildir
Birçok ebeveyn çocuğu için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Daha sabırlı olmak, daha anlayışlı olmak, daha az hata yapmak… Çünkü çoğumuz çocuklarımızı incitmekten korkarız. Ama bazen gözden kaçan bir şey vardır: Çocuğun ihtiyacı kusursuz bir ebeveyn değildir. İyi Olmaya Çalışmak Neden Bazen Zorlayıcı Olabilir? Bazen ebeveynin hep iyi olmaya çalışması da çocuğu zorlayabilir. Çünkü kusursuz görünen bir ebeveynin karşısında çocuk kendi öfkesini, hayal kırıklığını ya d

Ayça Özbatır
16 Haz1 dakikada okunur


Bir İlişkiyi Tek Kişi Taşıyabilir mi?
Bazı insanlar ilişkilerinde sadece kendilerini taşımaz. İlişkiyi de taşırlar. Arayan o olur. Sorunları konuşan o olur. Kırgınlıkları dile getiren o olur. Hatırlayan, düşünen, organize eden, toparlayan… Bir süre sonra fark etmeden ilişkiyi ayakta tutan kişi haline gelir. Ve çoğu zaman bunu sevdiği için yaptığını düşünür. Ama bazen mesele sevgi değildir. Mesele, ilişkinin dağılmasına tahammül edememektir. Çatışma Neden Bu Kadar Korkutucu Gelir? Bazı insanlar için çatışma yalnız

Ayça Özbatır
11 Haz2 dakikada okunur


Anlaşılmak ile Onaylanmak Aynı Şey Değildir
Bazı tartışmaların sonunda insanın içinde aynı cümle kalır: “Beni anlamadı.” Karşı taraf ise şaşkındır. Çünkü ona göre anlamıştır. Belki hak vermiştir. Belki çözüm önermiştir. Belki iyi niyet göstermiştir. Ama yine de kişi anlaşılmamış hisseder. Çünkü anlaşılmak ile onaylanmak aynı şey değildir. Neden Karıştırıyoruz? Çünkü çoğumuz ilişkilerde duygularımızın karşılık bulmasını isteriz. Birinin bize: “Evet, senin yerinde olsam ben de üzülürdüm.” demesi ile “Boşver, takılma buna

Ayça Özbatır
4 Haz2 dakikada okunur


Haklı Çıkmak mı, Anlaşılmak mı?
Bazı insanlar kendini çok açıklar. Uzun uzun anlatır. Tekrar eder. Örnek verir. Dışarıdan bakıldığında bu bazen“haklı çıkmaya çalışma” gibi görünebilir. Ama çoğu zaman kişinin ihtiyacı haklı olmak değildir. gerçekten anlaşılmaktır. Duyulmamak Nasıl Bir Şeydir? Duyulmamak sadece konuşmanın yarıda kesilmesi değildir. Bazen: hissettiğin şeyin küçümsenmesi yanlış yorumlanması “abartıyorsun” denmesi ya da söylediklerinin hiç karşılık bulmamasıdır. Ve insan bir süre sonra yalnızca

Ayça Özbatır
25 May2 dakikada okunur


Hep İyi Olmak Mümkün mü?
Birçok insan hayatı boyunca “iyi biri” olmaya çalışır. Kimseyi kırmamak, üzmemek, ayıp etmemek, yanlış anlaşılmamak… Ve zamanla kişi kendini sürekli düşünürken bulur: “Öyle demeseydim?” “Farklı mı davranmalıydım?” “Beni kötü mü gördü?” Kime Göre İyi? Ama burada zor bir gerçek vardır: Birine iyi gelen şey, başka biri için kötü olabilir. Senin sınır koyman, bir başkası için “soğukluk” olabilir. Kendini koruman, bir başkası için “bencillik” gibi algılanabilir. Yani mesele her za

Ayça Özbatır
21 May2 dakikada okunur


Neden Hep Fazlasını Yapıyoruz?
Bazı insanlar hayatlarında hep biraz daha fazlasını yapar. Daha çok verir, daha çok düşünür, daha çok sorumluluk alır. Dışarıdan bakıldığında bu, güçlü ve “iyi” bir özellik gibi görünür. Ama bir noktada, bu fazlalık taşınamaz bir yük haline gelmeye başlar. Ve kişi içten içe şunu hisseder: 👉 “Ben bu kadarını yapmak zorunda mıydım?” Aslında bu sorunun altında başka bir soru saklıdır: 👉 “Peki, ben yapmasaydım ne olacaktı?” “Fazla yapmak” çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, z

Ayça Özbatır
4 May2 dakikada okunur


Görünmeyene Yatırım: Yetişkin Hayatında Ruhsallık
Bazı şeyler çocuklukta öğrenilir.Ama etkisi çoğu zaman yetişkinlikte daha görünür hale gelir. Kişi büyür,sorumluluk alır,hayatını kurar. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünür. Ama buna rağmen içeride tanımlaması zor bir eksiklik hissi olabilir. “Her şey yerli yerinde ama ben iyi değilim.” Bu his çoğu zaman bugüne ait değildir. Daha önce ertelenmiş, geri planda kalmış bir yerle ilişkilidir. Ertelenen Nasıl Geri Döner? Ertelenen duygular ortadan kaybolmaz. Sadece biçim

Ayça Özbatır
27 Nis2 dakikada okunur


Görünmeyene Yatırım: Ruhsallık mı, Başarı mı?
Günümüzde birçok aile için öncelik nettir: akademik başarı. Dersler, sınavlar, özel dersler, programlar…hepsi büyük bir ciddiyetle ele alınır. Ama aynı hassasiyet,çocuğun ruhsal dünyası için her zaman geçerli değildir. Klinikte sık karşılaşılan bir durum vardır: Terapi seansı,çok daha “önemli” görülen bir şey için kolaylıkla ertelenebilir. Bir sınav,bir özel ders,bir kurs… Ve çoğu zaman bu karar,çok düşünülmeden verilir. Çünkü akademik olan ölçülebilirdir. Notu vardır. Sonucu

Ayça Özbatır
20 Nis2 dakikada okunur


Gölge Sadece Karanlık Değildir: Bastırılan Yanlarımız Neden Geri Döner?
Bastırılan her şey kaybolmaz; sadece görünmek için başka bir zaman bekler. Bazen insan kendine yabancılaşır. hiç yapmak istemediği şeyi yaparken, hiç söylemeyeceği şeyi söylerken kendini yakalar. Ve ardından şöyle bir cümle gelir: "Ben aslında böyle değilim." Belki de mesele tam olarak budur. O taraf da senin bir parçandır. Bastırılan her şey karanlık değildir. Bazen insan, sadece öfkesini değil, neşesini de saklar. Sadece geri çekilmez, parladığı yerleri de kısmayı öğrenir.

Ayça Özbatır
13 Nis3 dakikada okunur


İlişkide Değiştirme Arzusu: Sevmek mi, Düzeltmek mi?
Birini değiştirmek istemek, çoğu zaman onu anlamakla karıştırılır. İlişkilerde sık duyulan bir cümle vardır: “Ben onu değiştirmek istemiyorum ama…” Bu “ama”dan sonra gelenler çoğu zaman şunu gösterir: Karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek ile onu dönüştürmek istemek arasında kalırız. Ve çoğu zaman fark etmeden, ilişkiyi bir anlama alanı olmaktan çıkarıp bir düzeltme alanına çeviririz. Neden değiştirmek isteriz? Birini değiştirmek istemek her zaman kötü niyetli değildir. Aksi

Ayça Özbatır
6 Nis2 dakikada okunur
bottom of page