Sınır Nasıl Konur?
- Ayça Özbatır

- 29 Oca
- 2 dakikada okunur

Kırmadan, Suçlulukla Boğuşmadan, Kendini Kaybetmeden
Sınır koymak isteyen pek çok insan, doğru cümleyi bulamadığını söyler.
Ne söyleyeceğini bilir ama söyleyemez.
Ya da söyledikten sonra suçlulukla geri adım atar.
Oysa çoğu zaman mesele cümle değil,
sınırla ilgili içeride yaşanan karmaşadır.
Çünkü sınır koymak, yalnızca karşı tarafa bir şey söylemek değil;
aynı zamanda kendi içimizde bir düzenleme yapmaktır.
Sınır Neden Bu Kadar Sertleşir ya da Çöker?
Klinikte sık gördüğümüz iki uç vardır:
İçeride netlik yoksa, sınır sertleşir.
Suçluluk çok fazlaysa, sınır çözülür.
Bu yüzden sınır bazen duvar gibi olur,
bazen de hiç yokmuş gibi hissedilir.
Oysa taşınabilir olan, bu iki uç arasındaki yerdir.
Sınır Koymanın İlk Yeri: İçerisi
Sınır çoğu zaman karşı tarafı değiştirmek için konmaya çalışılır.
“Bunu yapmasın.”
“Beni üzmesin.”
Oysa sınır, başkasını düzenlemek için değil;
kendini düzenlemek için konur.
Daha taşınabilir bir cümle şuradan gelir:
“Ben burada zorlanıyorum.”
“Benim için burası fazla geliyor.”
Bu fark, sınırın tonunu tamamen değiştirir.
Somut Ama Taşınabilir Bazı Yollar
1. Cevap vermeden önce durmak
Sınır her zaman “hayır” demek değildir.
Bazen durmaktır.
“Buna şimdi cevap vermek istemiyorum.”
“Biraz düşünmem gerekiyor.”
Bu da bir sınırdır.
2. Açıklamak zorunda olmadığını fark etmek
Sınır, savunma değildir.
Gerekçe çoğaldıkça sınır zayıflar.
Bazen kısa bir cümle,
uzun açıklamalardan daha koruyucudur.
3. Tepkiyle değil, ritimle koymak
Sınır çoğu zaman patlama anında konmaya çalışılır.
Oysa en taşınabilir sınırlar,
tekrar eden küçük ayarlardır.
Aynı yerlerde, benzer tonla.
4. Karşı tarafın duygusunu taşımamak
Çok zor ama çok önemli bir nokta:
Karşı tarafın hayal kırıklığı,
senin hatan olmak zorunda değildir.
Sınır koymak, herkesi memnun edemeyeceğini kabul etmektir.
Ebeveynlikte de, Yetişkin İlişkilerinde de Aynı Yer
Çocuğa sınır koyarken de,
yetişkin bir ilişkide sınır çizerken de
en zor olan şey aynıdır:
Karşı tarafın duygusunu taşımamak.
Sınır, başkasının duygusunu yok saymak değil;
onu taşımayı bırakmaktır.
Belki de Mesele Şu…
Sınır koymak çoğu zaman bir şeyleri düzeltmez.
Ama benliği daha taşınır hâle getirir.
Ve bazen bu, yeterince iyidir.


Yorumlar