Psikanalizde Zaman Neden Yavaş İşler?
- Ayça Özbatır

- 10 saat önce
- 1 dakikada okunur
İlerleme Her Zaman Görünür Değildir.

Son dönemde terapide sık duyduğum bir cümle var:
“Bir süredir hep aynı şeyleri konuşuyorum.”
“Sanki ilerlemiyorum gibi.”
Terapi içinde bu deneyim oldukça yaygındır.
Çünkü değişim çoğu zaman yeni bir konuya geçmekle değil,
aynı konuya farklı bir yerden bakabilmekle olur.
Terapiye başlayan birçok kişi benzer bir beklenti taşır:
İyi hissetmek, rahatlamak, değişmek.
Ve zaman zaman şu düşünce gelir:
“Bu kadar zaman geçti, neden hâlâ aynı şeyleri konuşuyorum?”
Çünkü ruhsal süreçler çizgisel ilerlemez.
İçsel Zaman, Takvim Zamanına Uymaz
Gündelik hayatta zaman ölçülebilir.
Günler, haftalar, aylar…
Ama ruhun zamanı farklı işler.
Bir duygu bazen uzun süre sessiz kalır,
sonra bir anda görünür olur.
Bir farkındalık günler içinde değil,
aylar sonra anlam kazanabilir.
Terapi bu içsel zamana alan açar.
Tekrar Neden Bu Kadar Fazla?
Birçok kişi terapide aynı konuların geri gelmesinden yorulur.
Ama tekrar çoğu zaman geriye dönüş değil,
derinleşmenin işaretidir.
Ruh, aynı yere her seferinde biraz daha farklı bir yerden bakar.
Bu yüzden değişim bazen görünmez.
Ama içeride sürer.
Direnç ve Yavaşlık
Yavaşlık çoğu zaman bir problem gibi algılanır.
Oysa bazen yavaşlama, benliğin kendini koruma biçimidir.
Direnç; değişime karşı bir engel değil,
değişimin hızını ayarlayan bir düzenleyici olabilir.
Psikanalitik süreç, bu ritme saygı duyar.
İlerleme Her Zaman Hissedilmez
Terapi bazen şu şekilde ilerler:
Bir gün aynı şeye farklı tepki verdiğini fark edersin.
Bir duygu artık eskisi kadar ağır gelmez.
Bir ilişki içinde biraz daha yer tutabildiğini hissedersin.
Büyük sıçramalar değil,
küçük kaymalar olur.
Ve bunlar çoğu zaman geriye bakınca görünür hâle gelir.
Belki de Mesele Şu…
Terapi hızlandırılmaz.
Çünkü ruh, zorlandığında kapanır;
alan verildiğinde açılır.
Bazen ilerleme,
hızlanmakta değil,
biraz daha kalabilmekte saklıdır.


Yorumlar