top of page

Hep İyi Olmak Mümkün mü?

  • Yazarın fotoğrafı: Ayça Özbatır
    Ayça Özbatır
  • 21 May
  • 2 dakikada okunur

Birçok insan hayatı boyunca “iyi biri” olmaya çalışır.

Kimseyi kırmamak, üzmemek, ayıp etmemek, yanlış anlaşılmamak…

Ve zamanla kişi kendini sürekli düşünürken bulur:

“Öyle demeseydim?” “Farklı mı davranmalıydım?” “Beni kötü mü gördü?”


Kime Göre İyi?

Ama burada zor bir gerçek vardır:

Birine iyi gelen şey, başka biri için kötü olabilir.

Senin sınır koyman, bir başkası için “soğukluk” olabilir.

Kendini koruman, bir başkası için “bencillik” gibi algılanabilir.

Yani mesele her zaman “ne yaptığın” değildir.

Karşı tarafın seni hangi yerden gördüğüdür.


Sürekli Kendini Denetlemek

Bazı insanlar sadece davranışlarını değil, duygularını da sürekli denetler.

“Bunu hissetmem yanlış mı?” “Şu an kötü biri gibi mi oldum?”

Çünkü içlerinde güçlü bir korku vardır:

kötü biri olmak, sevgiyi kaybetmek, suçlu hissetmek...


Bu Düşünce Nasıl Gelişir?

Bazı insanlar için “iyi olmak” sadece bir karakter özelliği değildir; ilişkide kalabilmenin yolu gibi hissedilir.

Çocuk, açıkça söylenmese bile şunu hissedebilir:

“Sorun çıkarırsam üzülür.” “Kızarsam kaybedebilirim.” “İyi olursam sevilirim.”

Ve zamanla kişi sadece davranışlarını değil, duygularını da denetlemeye başlayabilir.

Öfke, kırgınlık, itiraz…

Bunlar “kötü” hisler gibi yaşanabilir.

Çünkü iç dünyada iyi olmak ile sevgiyi kaybetmemek birbirine bağlanmıştır.

Mesela çocuk:

  • ebeveynin hayal kırıklığını fazla taşıdıysa

  • sevgiyi kaybetmekten korktuysa

  • öfke ya da çatışma evde zor yaşanıyorsa

  • ebeveynin ruh halini düzenlemeye çalıştıysa

  • “üzmeyen çocuk” olduysa

şunu öğrenebilir:


“İyi olursam ilişki sürer.”


VE KRİTİK ŞEY ŞU

Bu insanlar çoğu zaman:

sadece davranışlarını değil hislerini bile sansürler.

Çünkü mesele sadece “iyi görünmek” değildir.

sevgiyi kaybetmemektir.


Yorucu Olan Ne?

Bir noktadan sonra insan şunu fark eder:

Ne kadar dikkat ederse etsin, herkesin gözünde “iyi” kalmak mümkün değildir.

Ve bu fark ediş hem üzücü hem de özgürleştiricidir.


Belki de Mesele Şu Değildir

Belki mesele sürekli “iyi biri” olmaya çalışmak değil;

hem sevilebilir hem de zaman zaman başkasını hayal kırıklığına uğratabilecek biri olabilmektir.

Çünkü ilişki, kusursuz olmakla değil, gerçek olabilmekle kurulur.


Kendini sürekli sorgulamak, her zaman vicdanlı olmak anlamına gelmez.

Bazen bu, kötü görülmeye tahammül edememektir.

Ve insan bazen en çok, herkes için iyi kalmaya çalışırken yorulur.



Ne yaparsan yap, birinin hikâyesinde “kötü” olabilirsin.

Ve belki de mesele, bununla yaşayabilmeyi öğrenmektir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page