Neden Sürece Müdahale Etmek İstiyoruz?
- Ayça Özbatır

- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
Sabırsızlık, Kaygı ve Kontrol İhtiyacı
Bir süreç uzadığında çoğu insan huzursuz olur.
Çocuğun zorlanması, ilişkinin düğümlenmesi, terapide tekrar eden konular…
Bir noktada içten içe şu dürtü yükselir:
“Bir şey yapmalıyım.”
“Bunu hızlandırmalıyım.”
“Buraya müdahale etmeliyim.”
Müdahale etme isteği çoğu zaman çözüm arayışı gibi görünür.
Ama klinikte sık gördüğümüz şey şudur:
Bu dürtünün kökünde çoğu zaman kaygı vardır.
Müdahale Çoğu Zaman Kaygıyı Düzenlemek İçindir
Bir ebeveyn çocuğun duygusuna hemen çözüm getirmek ister.
Bir partner konuşmayı hemen netleştirmek ister.
Bir danışan hızla rahatlamak ister.
Çünkü beklemek zor gelir.
Belirsizlik zor gelir.
Çözülmemiş olanla birlikte kalmak zor gelir.
Bu yüzden müdahale çoğu zaman süreci değil,
kişinin kendi kaygısını düzenler.
Süreçler Dışarıdan Değil, İçeriden Olgunlaşır
Ruhsal süreçler çoğu zaman dış müdahaleyle hızlanmaz.
Aksine erken müdahale, içsel işlemeyi kesintiye uğratabilir.
Çocuk ağladığında duyguyu hemen susturmak,
terapide zor duygudan hızla uzaklaşmak,
ilişkide gerilimi hemen kapatmak…
Bunlar kısa vadede rahatlatır.
Ama uzun vadede derinleşmeyi engeller.
Performans Kültürünün Etkisi
Bugünün dünyasında gecikme tolere edilmez.
Hız değerli, bekleme zayıflık gibi görülür.
“Daha hızlı toparlanmalıyım.”
“Artık geçmesi gerekirdi.”
“Bu kadar sürmemeli.”
Bu iç ses çoğu zaman süperegonun sesidir.
Şefkatli değil — buyurgandır.
Bazen En Büyük Çalışma Müdahale Etmemektir
Psikolojik büyümede bazen en zor ama en gerekli duruş şudur:
Süreci zorlamamak.
Yanında kalmak,
izlemek,
taşımak.
Müdahale etmemen gereken yeri fark etmek,
derin bir klinik sezgi gerektirir.
Belki de Soru Şu
Müdahale etmek istediğin yerde,
gerçekten süreç mi zorlanıyor —
yoksa sen mi?
Bazen gelişim,
yaptıklarımızla değil
yapmadıklarımızla ilerler.



Yorumlar