top of page

Benliğin Ritmi

  • Yazarın fotoğrafı: Ayça Özbatır
    Ayça Özbatır
  • 7 Oca
  • 1 dakikada okunur

“Her benliğin kendine ait bir temposu vardır.”

— Ayça Baysal Özbatır


Tempo çoğu zaman dışarıdan belirlenir.

Takvimler, beklentiler, yapılacaklar listeleri, “yetişmemiz” gereken hayatlar…

Ama benliğin ritmi, bu dış hızdan bağımsızdır.

O daha içerden, daha sessiz bir yerden konuşur.


Psikanalitik açıdan benliğin ritmi, kişinin iç kapasitesiyle ilgilidir.

Ne kadarını taşıyabildiğimiz, ne kadarına dayanabildiğimiz,

ne zaman durmamız gerektiğini fark edip edemediğimizle.

Benlik, kendi ritmini kaybettiğinde bunu çoğu zaman

yorgunlukla, sıkışmayla, tahammülsüzlükle ya da donuklukla anlatır.


Bu yüzden mesele her zaman “yavaşlamak” değildir.

Bazen sorun, bize ait olmayan bir hızda yaşamaya çalışmaktır.

Başkalarının temposunu, beklentisini ya da dayanıklılığını

kendimize ölçü almaktır.

Oysa benliğin ritmi kişiseldir;

herkes için aynı hızda işlemez.


Benliğin ritmini duymaya başladığımızda

hayat biraz daha anlaşılır hâle gelir.

Neyi neden ertelediğimizi,

neden bazı şeylerin artık ağır geldiğini,

neden eskiden kolay olanın şimdi zorlaştığını fark ederiz.


Bu fark ediş bir zayıflık değil,

aksine bir içsel ayarlama becerisidir.


Belki de bu yıl sorulması gereken soru şudur:

“Daha hızlı nasıl olurum?” değil,

“Benliğimin ritmi şu an neye ihtiyaç duyuyor?”


Bu soruya verilen cevaplar

bazen bir durmaya,

bazen bir sınır koymaya,

bazen de sadece nefes almaya çağırır.


Ve çoğu zaman tam da burada,

kendimize daha uygun bir tempo mümkün olur.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Sınır: Benliği Taşınır Kılan Denge

Sınır çoğu zaman yanlış bir yerden anlaşılır. Sevgiyi kesmek, mesafe koymak, geri çekilmek ya da cezalandırmak gibi algılanır. Bu yüzden de özellikle keyfin, yakınlığın ya da “iyi hissetmenin” ön plan

 
 
 

Yorumlar


bottom of page