top of page

Tümüyle Keyif Almak Mümkün mü?

  • Yazarın fotoğrafı: Ayça Özbatır
    Ayça Özbatır
  • 13 Oca
  • 2 dakikada okunur

“İnsan, neden keyif alamadığını değil;

neden keyif alması gerektiğini düşündüğünü sormalıdır.”

— Ayça Baysal Özbatır


Klinikte sık duyulan cümlelerden biri şudur:

“Her şey yolunda ama ben keyif alamıyorum.”


Bu cümlenin arkasında çoğu zaman bir eksiklikten çok,

bir beklenti yatar.

Sanki kişi, olması gereken bir keyif düzeyine ulaşamamış gibidir.

Ve bu ulaşılamayan yer, giderek suçluluk üretir.


Psikanalitik açıdan bakıldığında,

tümüyle keyif almak mümkün değildir.

Çünkü keyif, yapısal olarak bir sınırla birlikte var olur.


Lacan’ın jouissance kavramı tam da bu noktada önemlidir.

Jouissance, hazdan farklıdır;

orada keyif ile acı, tatmin ile gerilim iç içedir.

Ve Lacan’a göre, sınırsız keyif insanı rahatlatmaz;

aksine çözer, dağıtır.


Klinikte bunu sıkça görürüz.


Örneğin;

hayatında birçok şeyi “doğru” yapan,

çalışan, üreten, ilişkisini sürdüren bir kişi

şöyle der:

“Artık mutlu olmam gerekiyor ama değilim.”


Bu “gerekiyor” kelimesi tesadüf değildir.

Burada konuşan, çoğu zaman süperegonun sesidir.


Bugünün süper egosu yalnızca yasaklayan bir yapı değildir.

Aksine, giderek daha fazla “keyif al!” diye buyurur.

Mutlu ol, tatmin ol, anı yaşa, kendini gerçekleştir.


Ve kişi bu buyruğu yerine getiremediğinde

kendini eksik, sorunlu ya da yetersiz hisseder.


Bir başka klinik örnekte;

kişi bir tatilden döndüğünde

“Dinlenemedim, keyif alamadım” der

ve bunu neredeyse bir başarısızlık gibi anlatır.


Oysa mesele tatilin kötü geçmesi değildir.

Mesele, keyfin ölçülebilir ve tamamlanabilir bir şey gibi yaşanmasıdır.


Lacan’ın işaret ettiği gibi,

keyif hiçbir zaman “tam” olmaz.

Eğer tam olsaydı, arzuya yer kalmazdı.

Arzu ise eksikle çalışır.


Bu yüzden belki de rahatlatıcı olan şudur:

Keyfin eksik olması, patoloji değil;

insan olmanın yapısal bir koşuludur.


Sorun, keyif alamamak değil;

keyfi bir görev, bir performans,

bir ahlaki ölçüt gibi yaşamaktır.


Belki de soru değişebilir:

“Nasıl daha çok keyif alırım?” yerine,

“Bu keyif buyruğu kime ait?”


Bu soru çoğu zaman

kişiyi suçluluktan çok meraka,

yetersizlikten çok fark edişe taşır.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Sınır: Benliği Taşınır Kılan Denge

Sınır çoğu zaman yanlış bir yerden anlaşılır. Sevgiyi kesmek, mesafe koymak, geri çekilmek ya da cezalandırmak gibi algılanır. Bu yüzden de özellikle keyfin, yakınlığın ya da “iyi hissetmenin” ön plan

 
 
 

Yorumlar


bottom of page