top of page

Bekleyebilmek: Ruhsal Süreçler Neden Hızlandırılamaz?

  • Yazarın fotoğrafı: Ayça Özbatır
    Ayça Özbatır
  • 3 Şub
  • 1 dakikada okunur

Günümüz dünyasında hız bir değer hâline geldi.

Çabuk öğrenmek, hızlı toparlamak, hemen iyileşmek, geç kalmamak…

Sanki ruhsal süreçler de bir takvimle, bir planla, bir ivmeyle ilerlemeliymiş gibi.


Oysa klinikte gördüğümüz gerçek bambaşkadır:

Ruhsal büyüme hızlanmaz.

Ancak taşınır.


Birçok yetişkin, kendi duygusal süreçlerinde sabırsızdır.

Aynı sabırsızlık, çocuklarının gelişiminde de ortaya çıkar.

“Artık alışmış olması gerekirdi.”

“Hâlâ mı böyle hissediyor?”

“Ne zaman geçecek?”


Bu soruların ortak zemini şudur:

Beklemek zor gelir.


Çünkü beklemek, kontrolü sınırlı hissettiren bir alandır.

Müdahale edemediğimiz, hızlandıramadığımız, zorlayamadığımız bir yer.


Beklemek Pasiflik Değildir


Beklemek çoğu zaman yanlış anlaşılır.

Hiçbir şey yapmamak gibi görülür.

Oysa ruhsal düzeyde beklemek, yoğun bir iç çalışmadır.


Duygunun sindirilmesi, yaşantının anlamlandırılması, içsel çatışmanın yerleşmesi zaman ister.

Bu süre kısaltıldığında süreç bitmez — bastırılır.


Terapide de Zaman Yavaş İşler


Psikoterapiye gelen birçok kişi, doğal olarak rahatlamak ister.

Ama derin değişim, hızdan çok tekrar ve temasla olur.


Aynı konuya tekrar tekrar dönmek,

aynı duyguyu yeniden hissetmek,

aynı düğümü farklı yerlerden görmek…


Bunlar yavaş görünür.

Ama kalıcıdır.


Çocuklar da Kendi Ritminde Büyür


Çocuğun duygusal gelişimi de hızlandırılamaz.

Baskı, karşılaştırma ve acele ettirme; olgunlaşmayı değil, kaygıyı artırır.

Büyüme bir komut değildir.

Bir süreçtir.


Belki de Soru Şu


Geç kalmaktan mı korkuyoruz,

yoksa hissetmekten mi?


Çünkü hız,

çoğu zaman ilerlemek için değil,

hissetmemek için kullanılır.


Bekleyebilmek ise,

duyguyla kalabilme cesaretidir.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Neden Sürece Müdahale Etmek İstiyoruz?

Sabırsızlık, Kaygı ve Kontrol İhtiyacı Bir süreç uzadığında çoğu insan huzursuz olur. Çocuğun zorlanması, ilişkinin düğümlenmesi, terapide tekrar eden konular… Bir noktada içten içe şu dürtü yükselir:

 
 
 

Yorumlar


bottom of page