top of page

Hep Güçlü Olmak Zorunda Hissetmek

  • Yazarın fotoğrafı: Ayça Özbatır
    Ayça Özbatır
  • 24 Mar
  • 2 dakikada okunur


Yetişkinlikte Görünmeyen Yorgunluk



Bazı insanlar için güçlü olmak bir seçim değil, bir zorunluluk gibi hissedilir.


Hayatın birçok alanında şu cümle eşlik eder:


“Ben hallederim.”

“Benim ayakta kalmam lazım.”


Dışarıdan bakıldığında bu güçlü görünür.

Ama içeride çoğu zaman başka bir duygu vardır:


Yorulmak.


Ve bu yorgunluk her zaman görünmez.



Neden Hep Güçlü Olmak Zorundayız?


Bu his çoğu zaman bugüne ait değildir.

Kökleri daha eskiye uzanır.


Bazı insanlar çok erken yaşlarda:


  • sorumluluk almak zorunda kalır

  • kendi duygularını geri plana atmayı öğrenir

  • başkalarını gözetmeyi, kendinden önce koymayı deneyimler


Bazen açıkça söylenmese bile şu mesaj hissedilir:


“Sen güçlü olmalısın.”


Bu mesaj zamanla içselleşir.

Ve yetişkinlikte kişi artık bunu sorgulamaz bile.

Sadece taşır.


Bu His Nasıl Oluşur?


Hep güçlü olmak zorunda hissetmek bir anda ortaya çıkmaz.

Bu, zaman içinde gelişen bir iç örgütlenmedir.


Bazı çocuklar erken yaşlarda şunu deneyimler:


  • duygularına yeterince alan açılmaması

  • zorlandıklarında destek yerine beklentiyle karşılaşmaları

  • “ağlama”, “abartma”, “güçlü ol” gibi doğrudan ya da dolaylı mesajlar

  • ebeveynin zorlandığı durumlarda çocuğun kendini geri çekmesi



Bazen de çocuk açıkça değil ama duygusal olarak şunu hisseder:


“Şu an ben güçlü olmalıyım.”


Bu bir seçim değildir.

Bu bir uyumdur.


Çocuk ilişkisini koruyabilmek için kendi ihtiyaçlarını geri plana almayı öğrenir.


Zamanla bu deneyim içselleşir.

Ve yetişkinlikte kişi artık bunu bilinçli olarak seçmez; bu şekilde var olur.


Çocuklukta işe yarayan bu uyum,

yetişkinlikte bazen yük haline gelir.


Güçlü Olmak mı, Yalnız Taşımak mı?


Zamanla güçlü olmak ile her şeyi tek başına taşımak birbirine karışabilir.


Kişi:


  • yardım istemekte zorlanır

  • yükünü paylaşmak istemez

  • kırılgan görünmekten kaçınır



Çünkü derinde şu inanç olabilir:


“Düşersem toparlayacak kimse yok.”


Bu yüzden kişi düşmemeyi seçer.


Ama bunun bir bedeli vardır.


Güçlü Olmak Aslında Ne Anlama Gelir?


Güçlü olmak çoğu zaman yanlış anlaşılır.


Birçok kişi için güçlü olmak:


  • yorulmamak,

  • zorlanmamak,

  • her şeyi tek başına halledebilmek,

  • duygularını göstermemek

gibi algılanır.


Oysa bunlar çoğu zaman güç değil,

güçlü kalmak zorunda hissetmenin biçimleridir.


Gerçek güç çoğu zaman daha farklı bir yerde ortaya çıkar.


  • zorlandığını fark edebilmekte,

  • ihtiyaç duyduğunu kabul edebilmekte,

  • gerektiğinde destek isteyebilmekte,

  • kırılgan kalabilmekte

gizlidir.


Çünkü insanın her şeyi tek başına taşıması değil,

taşıyamadığı yerde durabilmesi de bir kapasitedir.


Belki de güçlü olmak şu anlama gelir:


Kendi sınırlarını fark edebilmek

ve bu sınırlarla birlikte var olabilmek.


Görünmeyen Bedel


Sürekli güçlü kalmaya çalışmak zamanla:


  • duygusal yorgunluk

  • içsel yalnızlık

  • ilişkilerde mesafe

  • “kimse beni gerçekten bilmiyor” hissi

yaratabilir.


Çünkü güçlü kalmaya çalışırken kişi çoğu zaman

kendi ihtiyaçlarından uzaklaşır.


Belki de Mesele Güçlü Olmak Değildir


Güçlü olmak her zaman sorun değildir.


Ama güçlü olmak zorunda hissetmek

insanı daraltır.


Belki mesele şudur:


Her şeyi tek başına taşımadan da var olabilmek.


Küçük Bir İç Bakış


Belki kendine şu soruları sorabilirsin:


  • Ne zaman “ben hallederim” demek zorunda hissediyorum?

  • Yardım istemek bana ne hissettiriyor?

  • Zorlandığımı göstermek benim için neden bu kadar zor?


Bu soruların cevapları çoğu zaman bir kapı açar.


Son Bir Düşünce



Bazı insanlar güçlü görünerek ayakta kalır. Ama bazen iyileşme tam da şu noktada başlar:

Güçlü olmak zorunda olmadığın bir yerde durabildiğinde.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page