Bir İlişkiyi Tek Kişi Taşıyabilir mi?
- Ayça Özbatır

- 11 Haz
- 2 dakikada okunur

Bazı insanlar ilişkilerinde sadece kendilerini taşımaz. İlişkiyi de taşırlar.
Arayan o olur. Sorunları konuşan o olur. Kırgınlıkları dile getiren o olur. Hatırlayan, düşünen, organize eden, toparlayan…
Bir süre sonra fark etmeden ilişkiyi ayakta tutan kişi haline gelir.
Ve çoğu zaman bunu sevdiği için yaptığını düşünür. Ama bazen mesele sevgi değildir. Mesele, ilişkinin dağılmasına tahammül edememektir.
Çatışma Neden Bu Kadar Korkutucu Gelir?
Bazı insanlar için çatışma yalnızca fikir ayrılığı değildir. Çatışma, bir şeylerin kötü olacağı hissiyle birlikte gelir.
İlişkinin zarar göreceği, karşı tarafın uzaklaşacağı, bağın kopacağı korkusu…
Bu yüzden birçok insan haklı olup olmamaktan önce ilişkiyi korumaya çalışır. Çünkü zihninde eski bir denklem çalışıyordur:
Çatışma = kayıp riski
Oysa sağlıklı ilişkilerde denklem farklıdır.
Çatışma olabilir. Hayal kırıklığı olabilir. Farklılık olabilir.
Ve buna rağmen bağ devam edebilir.
Bu denklem nereden gelirse gelsin — bir yerden öğrenilmiş, içselleştirilmiş bir şeydir. Ve çoğu zaman fark edilmeden ilişkilere taşınır.
Bazen çocuklukta çatışma yalnızca çatışma olarak yaşanmaz.
Bir ebeveynin kırılması, uzaklaşması, yoğun kaygılanması ya da ilişkiyi sürdürme yükünün çocuğa hissettirilmesi; fikir ayrılığını bir kopuş tehdidi gibi deneyimletmiş olabilir.
Böyle zamanlarda çocuk, kendi duygularını ifade etmekten çok ilişkiyi korumayı öğrenir.
Sonra Ne Olur?
Yıllar sonra aynı kişi ilişkilerinde benzer bir rol üstlenebilir.
Karşısındaki üzülmesin diye susar. Kırılmasın diye geri adım atar. Uzaklaşmasın diye ilişkiyi toparlamaya çalışır.
Ve çoğu zaman bunun adına sevgi der.
Ama bazen bu sevgi değil; erken yaşta öğrenilmiş bir sorumluluk duygusudur.
Çünkü bazı insanlar ilişkiyi taşımayı seçmez.
İlişkiyi taşımayı öğrenmek zorunda kalırlar.
Taşımak mı, Paylaşmak mı?
Bir ilişkiyi zaman zaman bir taraf daha fazla taşıyabilir. Hayatın bazı dönemlerinde bu kaçınılmazdır.
Ama ilişkiyi sürekli tek kişinin taşıması mümkün değildir. Çünkü ilişki, iki kişinin varlığıyla kurulur.
Belki de iyileşme, her çatışmayı engellemekten değil; çatışma olsa da bağın devam edebileceğini deneyimlemekten geçer.
Yakınlık, hiç çatışmamak değildir.
Yakınlık; farklılıkların, kırgınlıkların ve hayal kırıklıklarının arasında da ilişki içinde kalabilmektir.
Ve belki de yakınlık, ilişkiyi tek başına taşımaktan vazgeçip onu paylaşabilmekle başlar.



Yorumlar