Tek Olmak Ne Bilmiyorum
- Ayça Özbatır

- 25 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
“Tek olmak ne bilmiyorum” diyen biri, çoğu zaman yalnızlıktan söz etmez.
Daha çok, hiç tek başına var olamamış olmanın sessiz ağırlığını taşır.
Bazı insanlar için var olmak, en başından beri bir başkasının bakışıyla mümkündür.
Görülmek, tanınmak, fark edilmek…
Ama hep bir aracının içinden geçerek.
Bir Başkasının Gözünden Var Olmak
Çocuklukta, özellikle ikizliğin ya da çok erken kurulan simbiyotik ilişkilerin olduğu yapılarda, “ben” duygusu geç gelişir.
Çünkü dünya, çoğu zaman birlikte deneyimlenmiştir.
Biri görülürken, diğeri de onun üzerinden fark edilir.
Bakış, doğrudan değil; dolaylıdır.
Böyle bir yerde büyüyen biri için şu inanç sessizce yerleşir:
“Ben, ancak bir başkası sayesinde görünürüm.”
Bu yüzden tek kalmak, sadece yalnız olmak değildir.
Tek kalmak, bazen yok olmak gibi hissedilir.
Teklik = Yokluk Yanılgısı
“Tek olmak” kavramı, bu kişilerde çoğu zaman korku uyandırır.
Çünkü tek olmak;
sesin duyulmadığı,
bakışın yok olduğu,
varlığın onaylanmadığı bir alan gibi algılanır.
Oysa bu bir yanılgıdır.
Tek olmak, aslında bir beceridir.
Ve çoğu insan bu beceriyi sonradan öğrenir.
Tek Olmak Her Yaşta Aynı Anlama Gelmez
Tek olmak her yaşta aynı anlama gelmez.
Çocuklukta tek başına kalabilmek,
oyun oynarken birinin yakında olduğunu bilmektir.
Çocuk tam olarak yalnız değildir;
ama terk de edilmemiştir.
Ergenlikte tek olmak,
kapıyı kapatıp içeri çekilmekle ilgilidir.
O kapının ardında yalnızlık kadar,
düşünme ve ayrışma ihtiyacı da vardır.
Yetişkinlikte ise tek olmak,
kimse bakmıyorken de dağılmamayı öğrenmektir.
Sessizliğin içinde kendi sesini duyabilmek…
Bu kapasite gelişemediğinde,
tek olmak ya çok korkutucu
ya da dayanılmaz derecede boş gelir.
İlişkilerde Tek Olmayı Taşıyamamak
Tek olmayı bilmeyen biri, ilişkilerde de çoğu zaman kendini kaybeder.
Ya çok yapışır,
ya da “çıkar ilişkisi” diyerek mesafe koyar.
Çünkü iki uç da aynı soruya çıkar:
“Ben tek başıma durabilir miyim?”
Birinin benimle ilgilenmesi için bir işe yaramam gerekiyormuş gibi hissettiğimde,
aslında eski bir tanıdıklık konuşur:
Görülmenin bir bedeli vardır.
Tek Olmak Yalnız Kalmak Değildir
Yalnızlık, ötekinin yokluğudur.
Tek olmak ise, öteki yokken de kendinle temasın sürmesidir.
Bu temas ilk başta çok kısa olur.
Birkaç dakika.
Bazen sadece bir an.
Ama her seferinde şunu öğretir:
“Kimse bakmıyorken de buradayım.”
Bir Davet
Eğer tek başına kalmak sana zor geliyorsa,
kendini hemen yalnız olmaya zorlamak gerekmez.
Belki sadece şunu fark etmek yeterlidir:
Birlikte olmadığın anlarda,
kendinle ne oluyor?
Sessizliğe ne kadar dayanabiliyorsun,
ve o sessizlik sana ne söylüyor?
Bu soruların cevabı zamanla değişir.
Ve bu değişim, tek olmayı öğrenmenin kendisidir.
Senin için tek olmak ne demek?
Yokluk mu, özgürlük mü,
yoksa ilk kez kendinle karşılaşmak mı?


Yorumlar