top of page

Ergenlerde Okul Tükenmesi

  • Yazarın fotoğrafı: Ayça Özbatır
    Ayça Özbatır
  • 3 Mar
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Mar



İsteksizlik mi, Yorulan Bir Sinir Sistemi mi?


Son dönemde birçok ebeveynden benzer cümleler duyuyorum:


“Eskisi gibi okula gitmek istemiyor.”

“Çok çabuk yoruluyor.”

“Sanki hiçbir şeye isteği kalmadı.”


İlk bakışta bu durum tembellik, motivasyon eksikliği ya da sorumluluk almamak gibi yorumlanabiliyor.

Oysa çoğu zaman gördüğümüz şey bir isteksizlik değil; yorulmuş bir sinir sistemidir.



Okul Artık Sadece Akademik Bir Alan Değil



Bugünün ergeni için okul yalnızca derslerin öğrenildiği bir yer değil; aynı zamanda sürekli sosyal değerlendirmeye açık bir sahne.


Her gün yalnızca akademik performans değil, aynı zamanda sosyal konum da taşınır:


  • “Nasıl görünüyorum?”

  • “Yeterince iyi miyim?”

  • “Dışarıda kalır mıyım?”

  • “Beğeniliyor muyum?”



Sosyal medya bu değerlendirme alanını okul saatlerinin dışına taşır. Gün biter ama görünürlük baskısı bitmez.


Bu sürekli tetikte olma hâli, sinir sistemi için oldukça yorucudur


Pandemi Sonrası Değişen Sosyal Tolerans


Pandemi döneminde birçok ergende:


  • ev içinde daha düşük uyaranlı bir düzen oluştu,

  • sosyal yoğunluk azaldı,

  • yalnız kalma eşiği değişti.



Ev, birçok genç için yalnızca aile alanı değil; regülasyon alanı haline geldi.


Okula dönüşle birlikte:


  • kalabalık,

  • yüksek ses,

  • sürekli sosyal temas,

  • anlık performans beklentisi


çok daha yoğun hissedilmeye başlandı.


Okul değişmemiş olabilir.

Ama ergenin uyaran toleransı değişti.



Ayrışma ile Güvenlik Arasında Sıkışmak



Ergenlik doğası gereği ayrışma dönemidir.


Ev; çocuklukta güveni, düzeni ve ebeveyni simgeler.

Okul ise dış dünyayı, kimliği ve bireyselleşmeyi temsil eder.


Sağlıklı gelişimde ergen:


  • evden çıkar,

  • dış dünyada kendini dener,

  • zorlanır,

  • geri döner,

  • yeniden çıkar.



Bu gidip gelme, benliği güçlendirir.


Ancak pandemi sonrası birçok genç için ev yalnızca aile alanı değil, duygusal denge merkezi haline geldi.


Şimdi içte bir çatışma oluşabilir:


Bir yan ayrışmak ister.

Bir yan regülasyon alanını kaybetmekten korkar.


Bu çatışma bazen şöyle görünür:


  • Okula gitmek istememe

  • Sabahları yoğun direnç

  • Eve dönünce aşırı rahatlama

  • Okul sonrası bitkinlik



Bu yalnızca tembellik değil;

ayrışma ile güvenlik arasında sıkışmış bir benliktir.



Tolerans Neden Düşer?


Toleransın düşmesinin arkasında çoğu zaman şunlar vardır:


  • Sürekli kıyas kültürü

  • Akademik performans baskısı

  • Aidiyet zorluğu

  • Yoğun öz-eleştiri

  • Kimlik oluşum sürecindeki belirsizlik



Ergenlik zaten benliğin yeniden yapılandığı bir dönemdir.

Benlik henüz oluşum hâlindeyken dış dünyanın yüksek beklentisi yorucu olabilir.


Bazen mesele ders yükü değil;

kimlik yüküdür.


Ebeveynler Neleri Gözlemlemeli?


Her isteksizlik tükenmişlik değildir.

Ancak şu belirtiler birlikte görülüyorsa dikkat etmek gerekir:


  • Sabahları okula gitme konusunda yoğun direnç

  • Sosyal ortamlardan belirgin kaçınma

  • Sürekli “yetersizim” dili

  • Aşırı öz-eleştiri

  • Bedensel şikayetler (baş, mide ağrısı)

  • Okul sonrası aşırı kapanma ya da patlayıcı öfke

  • Daha önce keyif aldığı alanlardan çekilme



Bu durumlar birkaç haftadan uzun sürüyorsa, yalnızca “geçer” demek yeterli olmayabilir.



Ne Zaman Destek Alınmalı?


Şu durumlarda profesyonel destek düşünmek faydalı olabilir:


  • Okul reddi giderek artıyorsa

  • Akademik işlevsellik ciddi şekilde düşüyorsa

  • Sosyal izolasyon belirginleşiyorsa

  • Yoğun kaygı ya da depresif belirtiler eşlik ediyorsa

  • Ebeveyn-ergen çatışması sertleşiyorsa



Destek almak zayıflık değildir.

Benliğin taşıma kapasitesini yeniden düzenlemek için bir alan açmaktır.



Ebeveynler Nasıl Yaklaşabilir?


En zor ama en etkili yaklaşım şudur:


Hemen çözmeye çalışmamak.


  • “Hadi motive ol” demek yerine

  • “Sana en çok ne yorucu geliyor?” diye sormak

  • Kıyas yerine merak göstermek

  • Sabahları gerilimi artırmak yerine geçişleri yumuşatmak

  • Okul sonrası dinlenme alanı açmak



Bazen ergenin ihtiyacı daha fazla baskı değil, daha fazla anlaşılmaktır.



Son Bir Düşünce


Ergenlik, benliğin yeniden kurulduğu bir dönemdir.

Bazı yavaşlamalar, bazı geri çekilmeler, bazı isteksizlikler bu yeniden düzenlemenin parçası olabilir.


Belki mesele şu değildir:


“Nasıl hızlandırırız?”


Belki mesele şudur:


“Bu yükü nasıl daha taşınabilir hâle getiririz?”


Bazen ergen tembel değildir.

Sadece çok yorulmuştur.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page